hayvan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayvan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2018 Pazartesi

, , , ,

Vatan


Uyuyakalmışım sahilde,
tatlı tatlı dalgalanan maviliklerde,
uyandırmaya çalışmışlar çok
hiç oralı olmamışım.
Ben uyurken yıllar yıllar boyu,
altımdaki hasırı almışlar önce,
hafiften batmış taşlar,
aldırmamışım.
Şemsiyemi çalmışlar,
kurumuşum güneşin altında,
akken karaya dönmüşüm,
susamışım da çok,
farketmemişim.
Başımdaki şapkayı da almazlar artık derken,
bir bakmışım o da gitmiş,
dert etmemişim.
Okuduğum kitabı aşırmışlar,
yediğim aşımı,
aç kalmam ben derken
acıkmışım yavaştan,
umursamamışım.
Denizde balık bitmiş ben uyurken,
ağaçlardaki kuşlar, kümesteki tavuklar eksilmiş,
aldığım nefes dahi kirlenmiş,
hadi ordan demişim hadi oradan,
fakat eziyet çeken bir hayvanı
ta karşıdan görünce
uyandım ben,
çünkü ben belki de tüm kötülüklerin anasıyım
diğer tüm insanlıkla beraber,
her türlü kazığı atsak birbirimize
ruhum ne duyar ne aldırır,
fakat eziyet çeken bir hayvan için
suçsuz, günahsız bir gariban için
akan sular durmalı, güneş içinden patlamalı
saçmalı ateşlerini, alev alev yakmalı
dağlar yarılmalı ve dışarı akmalı.
uyandım ben de işte
ne kendim için, ne de geride kalan insanlık için
sadece o kadar eziyete rağmen
masumca bakan bir çift göz için.

Esindaş

8 Aralık 2018 Cumartesi

, , ,

Kaplumbağa kabuğu


Kaplumbağa kabuğu nazara karşı korurmuş ama bunun için önce kaplumbağayı öldürmeli sonra da içine karıncaların yerleşmesini sağlamalıymışsınız. O yaşlı cadı teyze elindeki koskocaman, kaynata kaynata, tekrar tekrar kullandığı şırıngasını etime batırırken anlatıyordu bizimkilere. Üzerimdeki bitmeyen nazarlara karşı denemeleri gereken yeni bir yol bulmuşlardı. Bahçede kurşun dökmelerini de hiç unutmam, işe yaramamış olsa gerek ki sıradaki yöntemler mevzu bahis olmuştu.

Cadı kadının hakkını da yememek lazım şimdi, elimdeki siğilleri incir sütü ve çeşitli büyülerle geçirmemiş miydi? Kurbağadan mı oluyormuş neymiş, oysa ki kaplumbağaların aksine kurbağaları hiç sevmem.

Etime iğneyi yedikten sonra salya sümük eve gittik, odamdan çıkmamaya karar vermiştim artık, okul tatildeydi zaten, günlerce çıkmasam olurdu. Çalışma masamın altına minder koydum, tüm kitaplarımı yanıma aldım. Kasetçalarım da hemen yanıbaşımda, dönüp dönüp tekrar tekrar okuduğum kitaplardan birini elime aldım.Bilmem ne kadar süre sonra uyuyakalmışım, uyandığımda bir maruldum. Hem de büyük ihtimalle yemyeşil ve sulu çıtır çıtır bir marul ve kaplumbağalar beni ağızlarını şapırdatarak yiyorlardı, sağımdan solumdan bir kaç ısırıkla başladı, sonra hapur hupur saldırdılar bana, ellerimin kollarımın nerede olduğunu bilmiyordum ki engelleyebileyim ne de hareket edebiliyordum. Yiye yiye son parçama geldiler, avazım çıktığı kadar bağırsam da duyuramadım kendimi ve bittim tekrar uykuya dalmışım...

Gözümü açtım boynum uyuşmuş, uzun süre hareketsiz kaldım, bir marul olduğumu düşünerek, silkelendim ve kalktım bir müddet sonra. Çevremiz geniş yeşillik bir alandı, bulabildiğim tüm kaplumbağaları topladım ve bir kutuya koydum. Yaşlı cadı büyücü teyzenin sebze dikili bakımlı bahçesine saldım, nazarlardan korunsun diye yanlış anlamasın. Ertesi gün bahçesinde ne kadar ekili yer varsa mahvolmuş olduğunu gözlerimle gördüm, kaplumbağalar kaçışmışlar ve bir tanesine bile zarar verememiş. Sadece yılanlar değil kaplumbağalar da öc alır.

Bu arada insanlardan kurtulunca nazardan da kurtulunurmuş, başka da bir şeye gerek yokmuş.

Esindaş